dizisi.info

Erdal Özyağcılar Röportajı

Erdal Özyağcılar & Zeynep Özyağcılar Röportajı

Artık cast ajanslarında eğitim falan soran yok!
atv’nin ‘Elveda Rumeli’ adlı dizisinde 5 kız babası ‘Sütçü Ramiz rolüyle izleyicilerin karşısına çıkan Erdal Özyağcılar, İ.Ü. Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü son sınıf öğrencisi olan kızı Zeynep’le birlikte ilk kez GÜNAYDIN’a konuştu. Babasının dizilerini kaçırmadan izlediğini söyleyen Zeynep Özyağcılar, pek çok dizi teklifi aldığını ama okulunu bitirmeden böyle bir işe kalkışmayacağını söyledi. Babasıyla çocukluklarından beri her şeyi konuşup tartışabildiklerini vurgulayan Zeynep, Erdal Özyağcılar’ın ‘erkek arkadaş’ konusunda bile çok açık görüşlü bir baba olduğunu belirtti. “Erkek arkadaşım olduğu zaman ‘Sadece bir göreyim, bir tanıyayım’ derdi” diye konuşan Zeynep, parmağındaki alyansın sırrını da açıkladı: “Bu benim uğur yüzüğüm. Yakın dönemde evlilik planım yok ama mutlaka ilerde olacaktır. Ben mazbut bir insanım. Çocukları ve aile hayatını çok seviyorum. Doğum günlerim dışında gece dışarı çıkmam. Evlilik en büyük hayallerimden biri…”

MAZBUT BİR İNSANIM
* Ailenizle birlikte mi oturuyorsunuz?
Z.Ö.: Evet, üç katlı bir evimiz var. Alt katta ağabeyim, altta benim dans stüdyom ve küçük dairem var. Hep birlikte oturuyoruz.

* Şimdi babanız yanınızda ben rahat soramıyorum ama erkek arkadaşınız var mı Zeynep Hanım? (kahkahalar)
E.Ö.:
Sorun sorun, biliyorum zaten…
Z.Ö.: Var, evet.

* Peki nasıl bir babadır Erdal Bey? İlk gençlik dönemlerinizde erkek arkadaşlara falan kızar mıydı?
E.Ö.: Hiç kızmam, rahatımdır. Z.Ö.: Benim annem hep ‘Kızım hiç çocuk olmadı’ der. Benim öyle filmlerde falan gördüğümüz gibi bir ‘teen age’ dönemim olmadı. 11 yaşımdan beri böyleydim. Ağabeyim benden 13 yaş büyük, ben ailenin en küçüğüyüm. Hep etrafımda yaşça büyük insanlar olduğu için erken olgunlaştım. Yaramazlıklarım falan olmadı. O yüzden babamla bu anlanmda başım derde girmedi.

* Anlatır mıydınız erkek arkadaşlarınızı?
E.Ö.: Erkek arkadaş olayında ben çok açık seçiğimdir. O da bilir bunu. Sadece, ‘Dışarı çıkıyorsanız bana haber verin’ derim; o kadar! Z.Ö.: Annem de babam da bize çok güvendiler o konularda. Biz de onların güvenini boşa çıkarmadık hiçbir zaman. Erkek arkadaşım olduğunda babam ‘bir göreyim, bir tanıyayım’ derdi. Tabii, getirip gösterdik.

* Babanız mı daha serttir, yoksa anneniz mi? Evde otorite hangisi?
Z.Ö.: Baba biz de de klasik olarak son noktadır. Ben ilk bir annemle konuşurum. Annem, ‘Ay ben bilmiyorum, git babana sor’ derse, anlarım ki o iş hayatta olmaz. E.Ö.: Anladığınız gibi evde gizli otorite Güzin. Ben totem gibi duruyorum evde!

* Ağabeyiniz ne iş yapıyor?
Z.Ö.: O işadamı, Sabancı’da çalışıyor.

* Ailece bir araya geldiğinizde oyunculuk konuşur musunuz?
Z.Ö.: Tabii ki, ben zaten ilk eğitimimi evde aldım. Bizim evimize bir senaryo girdiği zaman 4 kişi de okur, hep birlikte çalışırız.

* Babanızla oynayacağınz bir proje olacak mı ilerde?
Z.Ö.: Şu anda yok ama olmasını çok isterim.
E.Ö.: Ben de, ilerde dizilere biraz ara verebilirsem, kızım ve Güzin’in de oynayacağı bir Özyağcılar projesi sahneye koymak istiyorum. Şu anda ‘Elveda Rumeli’ çok iyi gidiyor. Bu dizi 2 senelik bir projeydi. İnşallah bitirdikten sonra aile projesine girişeceğim. Hatta oyun bile bakıyorum arada.
Z.Ö.: Bakın ben de ilk kez duyuyorum bu projeyi…
E.Ö.: İki sene sonra sadece sinema filmlerinde ve haftanın iki-üç günü de ailemle bir tiyatro oyunu sahnelemek istiyorum.

RESMİNİ GÖTÜR YETER
* Zeynep Hanım size dizi teklifi geldi mi?
Z.Ö.: Geldi ama ben kabul etmek istemiyorum şu anda.
E.Ö.: Eğitimini bitirmek istiyor önce. Biz de onu destekledik.
Z.Ö.: Dizi teklifleri geliyordu ve benim oynamamam için hiçbir sebep yoktu. Ben gerçekten birtakım şeylere de sinirleniyorum. Benim babamın dizisinde de oyunculuk mezunu olmayan insanlar oynuyor. Ben bunu bireysel olarak söylüyorum ama aralarında gerçekten yetenekli olanlar da var. Aslında keşke sadece okuluna giden ve emek verenler başarılı olsa! Maalesef böyle değil bizim işimizde.
E.Ö.: Ama kızım sen de öyle bir malzeme veriyorsun ki! Allah Allah… (Kahkahalar)
Z.Ö.: Olsun ama yazsın, ben böyle düşünüyorum. Artık cast ajanslarında eğitimi sormuyorlar bile. Resmini götür tamam! Benim tanınmak, bir an önce şöhret olmak gibi bir derdim olmadı hiç. En iyi şekilde eğitim almak istedim. Bu konuda kendimi çok takdir ediyorum.

Tiyatrocu donanımlı olmalı ve çıtayı yüksekte tutmalı

Erdal Özyağcılar’ın kızı Zeynep, “Oyuncu eğitimli olmalı” dedi ve ekledi: Artık cast ajanslarında eğitimi sormuyorlar bile. Resmini götür tamam!..

Erdal Bey, kızınızın oyuncu olmasını istemiş miydiniz?
E.Ö.:
Tiyatroya gönül vermiş benim yaşımdaki oyuncuların eğitim açısından kısır döngüleri oldu. Ben Zeynep’in lisan bilen, dans, müzik eğitimi almış, dört dörtlük bir oyuncu olmasını istedim. Zeynep, 90 kişi arasından birinci seçilerek girdi çocuk balesine.
Z.Ö.: Baba 90 değil, 400 kişi! (Kahkahalar)
E.Ö.: Yani Zeynep bu işi yapacaksa, donanımlı olarak yapmasını istedim. Saint Michelle Lisesi mezunu; Fransızcası, İngilizcesi çok iyi. Konservatuvara girmeden iki yıl hazırlandı. Ayrıca Londra’daki Guildhall School’da eğitim aldı.

REFERANSIMI YILDIZ KENTER YAZDI
Z.Ö.:
Jude Law’un, Orlando Bloom’un mezun olduğu okul burası. 6 ay öncesinden başvuruyorsunuz, bir oyuncudan referans gidiyor. Benim referansımı Yıldız Kenter yazmıştı. O okulda çok ilginç bir adet var; herkes okula girerken ayakkabılarını çıkarıp, çıplak ayakla geziyor.

* Dünyaya açılma şansı da var o okul sayesinde…
E.Ö.:
Tiyatrocu insan olabildiğince donanımlı olmalı. Çıtayı yüksek tutmak meselesi!

* Erdal Bey, kızınızı oyuncu olarak nasıl buluyorsunuz?
E.Ö.:
Ben aslında bunu söylemek istemiyorum. Ne de olsa ‘Kuzguna yavrusu şahin görünür’ derler…
Z.Ö.: Aşkolsun ya! (Kahkahalar)
E.Ö.: Benim söylediklerime de olsa birtakım duygusal temalar taşır. Ama camiadaki dostlarımızdan çok olumlu eleştiriler aldı. Yıldız Hocası (Kenter) seyretti, çok beğenmiş. Özel olarak konuşmuş. Böyle şeyleri duymak beni gururlandırır tabii.

güzin özyağcılar Annemle oynamak çok heyecan vericiydi

* Eğitiminiz nedir Zeynep Hanım?
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü son sınıf öğrencisiyim. 16 yıl kadar Devlet Opera ve Balesi’nde dansçı olarak çalıştım. Lisanslı Latin-Amerikan dansçısıyım, aynı zamanda Latin eğitmeniyim.

* Ne kadar zamandır oyunculuk yapıyorsunuz?
Profesyonel olarak 2 yıldır. Şehir Tiyatroları’nda geçen sezon başlayan ve hala devam eden ‘Leyla ve Mecnun’ oyununda ‘Leyla’ rolündeyim. Hatta geçen yıl annemle (Güzin Özyağcılar) birlikte oynuyorduk oyunda. Annem de Leyla’nın annesini oynuyordu. Çok heyecan vericiydi birlikte oynamak.

* ‘Ödül’ adlı oyunda rol alıyorsunuz biraz anlatır mısınız?
‘Ödül’ Kanadalı yazar Carol Frechette’in çok keyifli ve çok sembolik bir oyunu. Kadın- erkek ilişkileri mizahi bir dille eleştiriliyor. Oyun, bir anlamda materyalist bir insanla, idealist bir insanın karşı karşıya kalması gibi. Kostümler, dekor sade. Müzik, efekt ya da ışık oyunları yok. Kadını ben canlandırıyorum, erkeği de Tankut Yıldız. Oyunun yönetmeni ve çevirmeni de Ece Okay.

2 Responses

  1. merter yıldız Dedi ki:

    tekriklar sahne ve gerisindekiler süper başarılılar

  2. Emre Dedi ki:

    Böyle eğitimli donanımlı kaliteli oyuncu çok az başarılar zeynep özyağcılara

Yorum yazmak için;

Yaptığınız yorumlar moderatörler tarafından denetlenmektedir.

oyunlar | resimleri | panik atak | tedavin | UslanmaM | dizi izle | Sohbet | Dizi izle | Estetik | Canlı TV | evden eve nakliyat | evden eve nakliyat