dizisi.info

Fahriye Evcen Röportajı

‘Cennet’ ile kıyaslanacak bir film yok

Fahriye Evcen Resimleri İçin Tıklayınız… 

fahriye evcen‘Yaprak Dökümü’ dizisiyle üne kavuşan Fahriye Evcen, ilk sinema filmi ‘Cennet’le 4 Ocak’ta beyazperdede olacak. Filmin çok farklı bir senaryoya sahip olduğunu belirten genç oyuncu, “Cennet ile kıyaslanacak bir film yok, bu filmi izleyen herkes çok etkilenecek” şeklinde konuştu..

Türk sinemasının korku türündeki ilk örneklerinden sayılan ‘Araf’ın yönetmeni Biray Dalkıran, yeni filmi ‘Cennet’ ile beyazperdeye dönüyor. ‘Cennet’te akıl hastası bir genç kızı canlandıran Fahriye Evcen, 4 Ocak’ta vizyona girecek filmle izleyici ile buluşmaya hazırlanıyor. ‘Yaprak Dökümü’ dizisindeki oyunculuğuyla dikkat çeken Evcen, daha önce Türk Sineması’nda hiç denenmemiş bir sinema filminde yer almanın heyecanını yaşıyor. Evcen, “Bu film diğer sinema filmlerinden çok farklı… Bence ‘Cennet’ ile kıyaslanacak bir film yok. Filmi izleyen herkes çok etkilenecek. Birbirine benzer filmler çekilirken, biz değişik bir senaryo üzerinde çalıştık” diyor. Evcen’e ‘Cennet’te Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuççuoğlu ve Şendoğan Öksüz gibi oyuncular eşlik ediyor.

* Almanya’dan Türkiye’deki dizilere tesadüfen transfer oldunuz. Oyunculuğa nasıl karar verdiniz?
Çocukluğumdan beri tiyatroyla ilgileniyorum, ancak profesyonel olarak yer alma fırsatı bulamadım. Oyunculuk bana hiçbir zaman uzak değildi. Çok kararlı başladığım da söylenemez.

ŞİZOFREN BİR KARAKTER
* ‘Cennet’ sizin ilk sinema filminiz, filmde akıl hastanesindeki bir hastayı canlandırıyorsunuz, bundan bahsedebilir miyiz?
‘Cennet’te 15 yaşlarında bir kız çocuğunu canlandırıyorum. Akıl hastanesinde bir hasta ve şizofren bir arkadaşı var. Filmin güzel bir hikayesi var. Ayrıca bu hastalıkla yürüyen bir hikaye de var. Bu kızın doktorlarla ve babasıyla ilişkisi oldukça uzak… Daha çok arkadaşıyla ve onun iç dünyasıyla ilgileniyor. Şirin ve fevri davranışları olan bir kız. Garip davranışları ve mistik bir havası var. Şu ana kadar çok fazla sinema filminde görülmeyen bir durumu da var; filmde canlandırdığım karakter isimsiz. İsimsiz olması fonksiyonsuz olmasından kaynaklanmıyor. Filmin sonunda da izleyicileri çok güzel bir sürpriz bekliyor.

GİŞEYİ HİÇ DÜŞÜNMEDİK

* Filmin farklı ve dikkat çekici bir senaryosu var. Türk Sineması’nda görmeye alışmadığımız bir senaryoyla izleyici karşısına geçeceksiniz. Bu filmde sizi etkileyen ne oldu?
Filmin senaryoyusunu okuduğumda şimdiye kadar Türk Sineması’nda benzeri olmayan bir senaryoya sahip olduğunu gördüm. Beni filmin en fazla etkileyen yönü bu oldu. Bu film, Türkiye’de hiç denenmemiş ve oynanmamış bir hikaye. Son yıllarda benzer filmler yapılıyor. Aynı temalar üzerinden gidiliyor. ‘Cennet’ diğer filmlerden bu anlamda sıyrılıyor. Değişik ambiyansı olan bir film. Her yaştan izleyiciyi çekecek. Bu filmde Türk Sineması’nda psikolojik dram anlamında çok farklı şeyler denedik.

* Benzer konulu filmler yapılmadığını söylediniz. Daha önce denenmemiş bir projede yer almayı ‘riskli’ olarak değerlendiriyor musunuz?
Bunun riski mutlaka vardır, ancak ben bu riski severek göze alırım. Yeniliği kabul edemiyorlar ve yeni işlere destek olmuyorlar. En azından ‘Türkiye’de bir ilk denendi’ demeliler. Biz her şeye açığız. Ben oyuncu kimliğimle baktığımda şimdiye kadar denenmemiş özel bir iş yapıldığını görüyorum. Herkes en iyisini yapmaya çalıştı ve bunu da başardığımızı düşünüyorum. Kötü filmler yapılıyor, ancak bunlardan bazıları gişede başarılı oldu. Bu nedenle izleyicinin ne istediğini tam olarak anlayamıyorum. ‘Cennet’i yaparken herhangi bir gişe endişesi yaşamadık. Gişe düşüncesiyle yapılan bir film değil. Sadece doğru izleyicilerin gözünde iyi bir yerde olması için uğraştık. Çok iyi tepkiler alacağımıza eminim.

* Bu özellikleriyle Cennet’in diğer sinema filmlerine göre benzersiz ve rakipsiz olduğunu düşünüyor musunuz?
Diğer filmlerden farklı bir yerde olacak. Duygusallığın ve komedinin işlendiği sahneler de var. İnsanların psikolojisini çok derinden etkileyecek bir film oldu. Cennet’ ile kıyaslanacak bir film yapıldın ğını düşünmüyorum. Bence konu olarak diğer filmlerden farklı ve onlarla birebir yarıştırılamayacak.

* Sinema izleyicisinin filmlere olan ilgisini nasıl buluyorsunuz?
Bazı filmlerin hak ettiği yere taşınmadığını görüyorum. Seyircinin sinemaya bakışının değişmesi gerekiyor. Türk seyircisi hep dram istiyor. Farklı bir konuya sahip olunduğunda, o filmler dikkat çekmiyor.

* Bazı oyuncular yaşadıkları polemiklerle gündeme gelebiliyor… Gündemde kalmakla iş almak arasında bir bağlantı mı var?
Bunların çok saçma olduğunu düşünüyorum. İnsanlar bunlara izin veriyor. Bu sektörde çalışan bazı insanlarda böyle bir düşünce var. O insanlar işle ön plana çıkmak istemiyor ve kolay yoldan para kazanmak istiyorlar. Bu bence çok yanlış bir davranış.

Dizinin senaryosu ve ekip çok başarılı

* Yaprak Dökümü izleyici tarafından çok seviliyor. Dizinin bu kadar ilgiyaprak dökümü çekeceğini bekliyor muydunuz?
Böyle bir düşünce ile dizide yer almaya karar vermedim. Çok güzel bir ekip ve senaryo olduğu için iyi bir izleyici kitlesine ulaşacağını tahmin ettim. Kendi adıma “Karakterim nereye taşınır?” diye bir kaygı yaşamadım. Necla karakterinin ailede çok özel bir yeri var. Karakterler ayrı ayrı çok güzel bir şekilde işleniyor.

* Canlandırdığınız Necla karakteri yüzünden tepki aldığınız oluyor mu?
Kardeşlerin arasında sorun yaşandığı dönemde yolda çok tepki alıyordum. Artık bu, duruldu ve insanlar bizi izlemekten çok keyif alıyor.

 

Terslikler oldu

Yönetmen Biray Dalkıran’ın aracı Şile yolundaki kazada ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi. Dalkıran kazadan yara almadan kurtuldu. Filmin başrol oyuncularından Engin Altan Düzyatan, çekimler sırasında başından yaralandı. Diğer başrol oyuncusu Zeynep Pabuççuoğlu, çenesine aldığı darbe sonucu hastaneye kaldırıldı. Bu olaylar neticesinde çekimlere 2 gün ara vermek zorunda kalındı.

 

 

Oyunculuk eğitimi şart

Oyunculuk yapmak için yetenek kuşkusuz çok önemli biryere sahip. Peki, bu işte başarılıolabilmek için eğitimin ne kadar payı var?
Eğitimin çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Sinema oyuncusuyla, televizyon oyuncusukarşılaştırılamaz. Aralarında ince bir çizgi var ve bunun ayırtedilebilmesi gerekiyor. 2 senetiyatro eğitimi aldım ve bu bana oyunculuğu tanıttı. Sesimive bedenimi nasıl kontrol etmem gerektiğini öğrendim. Tiyatroda kullandığım sesi sinemada kullanamam. Sinemadabaşarılı olabilmek için bununeğitimi de alınmalı.

Özelimi ortaya dökmem

fahriye evcen İlişkilerimle ön plana çıkmadım, zaten bugüne kadar böyle bir durum da olmadı. Sansasyonel bir hayatım yok. Yalın bir hayatım var. Bu tarz haberlerle gündeme gelen insanlar açık bir kapı bırakıyorlar ve o yüzden onlarla uğraşılıyor. Kimsenin böyle şeylerle dikkatini çekmek istemem. Özel hayatınızı ön plana çıkartmak isterseniz, insanlar da bununla ilgilenir.

 

 

İyi iş hakkını bulurfahriye evcen, cennet

Mankenlerin oyunculuk yapmasından rahatsızlık duymuyorum. Zaten iyi iş hakkını buluyor. Ben kendi işime bakıyorum ve onlarla ilgilenmiyorum. Ben onlarla bir proje içinde yer alır mıyım bilmiyorum. “Mankenler oyunculuk yapmasın” diyorlar, ama pek çok oyuncu da başka işler yapıyor. Bence herkes yaptığı işin hakkını vererek yapmalı.

 

İlklere imza attı

Çekimleri aralıklarla 27 günde tamamlanan filmin yüzde 80′i Şile’de geçti. Geri kalan cennet ve uçma planları için ise; platolarda 5 gün geçirildi. Günde 18 saat süren çekimlerin plato aşamalarında bir ilk gerçekleşti ve uçma sahnelerinin inandırıcı olması için ilk defa 4 düzenek aynı anda kuruldu. Bu Harry Potter’ın beyazperdedeki serisinde kurulan düzenekle aynıydı. Filmin genelinde 20 dakikadan fazla bulunan hayal ve cennet sahneleri için Türkiye ve İngiltere’den bir özel efekt ekibi çekimlerde yönetmen Biray Dalkıran’la koordineli olarak çalıştı.

Filmin konusu

Can, 7 yaşındayken annesinin ölümü ile yaşadığı büyük travmadan sonra çevresi ile bütün iletişimini koparmış, yaygın tanımla gerizekalı bir gençtir. Düşük zekasına rağmen inanılmaz bir hayal gücüne sahiptir. Annesini hayal dünyasında yaşatmış ve 29 yaşına kadar sadece onunla iletişim kurmuştur. Bunca yıldır kendi kendine yarattığı cennetin içinde yaşarken bir gün artık o cennette yalnız olmadığını fark eder. Genç ve güzel bir kız da kendisine eşlik etmeye başlamıştır.

 

2 Responses

  1. ahmet altuğ Dedi ki:

    selam başarılar dilerim bence konu çok güzel seçilmiş bütün herşeyin suni olduğu günümüzde gerçek bi konu yeterince yorum bulur umarım….. bende bi şijofrenim

  2. sude Dedi ki:

    bence yaprak dökümünde çok iyi performanssergilemişti izledim hiç de iyi bir dizi değil ama nejla karakteriyle yepyeni bir boyut kazanıyor bence fahriye evcen e nejla karakteri çok yakışmış ama dizideki gibi değil kardeşini kocasını elinden aldığı yok ama benim gibi birsürü bu konu ile ilgili yazanlard vardır teşekkür ediyor buradan fahriye evcen e sevgilerimi gönderiyorum

Yorum yazmak için;

Yaptığınız yorumlar moderatörler tarafından denetlenmektedir.

tedavin | UslanmaM | dizi izle | Sohbet | Dizi izle | Estetik | Canlı TV | evden eve nakliyat | evden eve nakliyat | film izle