dizisi.info

İlker Aksum Röportajı

Her işimde halk beni yeniden keşfediyor

Karayılan’ dizisinde Fransız Yüzbaşı Laroş’u oynayan İlker Aksum: “12 yıldır bu işin içindeyim. İnsanlar beni sürekli görüyor ama her yeni işte yeniden keşfediliyorum. Yüzüm hiç eskimiyor!”..

Yabancı Damat’ta canlandırdığı ‘Ruşen’ karakteri ile gönüllerde taht kuran, ‘Küçük Kıyamet’ filmindeki ‘Azrail’ rolüyle oyunculuğunu konuşturan İlker Aksum; şu sıralar atv’nin ‘Karayılan’ dizisinde ‘Fransız Yüzbaşı Laroş’ olarak ekrana geliyor. Birbirine benzemeyen rollerde oynamaktan çok mutlu olduğunu söyleyen Aksum, “Seyirci için her zaman yeniyim. 12 yıldır bu işin içindeyim, aslında beni sürekli görüyorlar ama her yaptığım yeni işte tekrar keşfediliyorum. Beni gören herkes ‘kimmiş bu’ diyor. Yüzümün eskimemesi benim için harika bir şey” dedi.

SİNEMA İÇİN ZAMAN GEREK
* Sizi hep birbirine benzemeyen rollerde görüyoruz. Bu özellikle şu dönem bir oyuncunun arayıp da bulamağı bir şey değil mi?
Evet, bu bir oyuncu için şans ama bu şansı ben kendim yarattım. Ben tiyatro kökenliyim ve komedyenlik de yaparım, karakter oyuncusu da olabilirim. Yeter ki fiziksel olarak bana uysun. Mesela bir Othello’yu oynayamam çünkü adam siyahi! ‘Yabancı Damat’ta komedi yaptım, ‘Kara Yılan’da ciddi bir Fransız komutanım. Bu kaç tane oyuncuya nasip olur?

* Komedi dizileri ile meşhur oldunuz. Ama ‘Küçük Kıyamet’teki Azrail karakterinden sonra herkes sizi çok farklı bir yere koydu değil mi?
Evet. ‘Küçük Kıyamet’ çok da büyük gişeler yapmamasına rağmen, oradan çıkmayı başardım. Ödülü de aldım, yapacağımı yaptım.

* ‘Bir sürü yönetmen beni Küçük Kıyamet’ten sonra keşfetti’ gibi bir açıklamanızı okumuştum. Çok teklif geldi mi size bu filmin ardından?
Geldi, ama hep aynı tarzda hatta daha sert rollerdi. Ama sinema çekmek için zamana ihtiyacım var. Konsantre olmam lazım. Dizi setinden çıkıp film setine, oradan tiyatroya çıkamam ben. Prova yapacağım, çok okuyacağım, çok araştıracağım. Role hazırlanma sürecim en az 2 ayı buluyor.

FRANSIZCA BİLMİYORUM
* ‘Yüzbaşı Laroş’ rolüne nasıl hazırlandınız?
Ağustostan ekime kadar 3 ay çalıştım. Bir kere Fransızca bilmiyordum. Fransızca çalıştım. İyi bir dil uzmanı olan oyuncu Serra Yılmaz çok başarılı olduğumu söyledi ve bu beni çok mutlu etti. Dizinin geçtiği dönemle ilgili okumadığım kitap kalmadı, çok iyi araştırdım.

* Tarihe, savaş dönemlerine merakınız var mı?
Var. Çünkü ben subay çocuğuyum, babam savaş pilotu. Teknik anlamda ilgiliyim. Tarihi-savaş filmlerini, savaş uçaklarını severim.

* Peki o kostümleri giydiğiniz zaman o dönemi ve Yüzbaşı Laroş’u hissedebiliyor musunuz?
O kostümü giydiğin anda o role bürünmek zorundasın. Sosyal hayatınla yaşadığın sorunlar ne olursa olsun! Rolle yatıp kalkanlardanım, bunu biraz özel hayatıma da yansıtıyorum.

* Dizide Laroş da dahil, düşman askerleri ‘tamamen kötü’ olarak gösterilmiyor. Bu özellikle hedeflenen bir şey mi?
Evet, yapmak istediğimiz de buydu. Laroş salt kötü ya da doğuştan şeytan olamaz. Kadına hürmet gösteren, nazik bir adam ama savaşın getirdiği ortam içerisinde o da kontrolünü kaybediyor.

ARTİSTLİK BAŞKA BİR ŞEY
* Siz genelde ismen değil ama oynadığınız rollerle tanınan bir oyuncusunuz. Rollerin isminizin önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?
Bunu bilemiyorum… Yavaş yavaş ismen de tanınırsınız, akışa bıraktım. Ama seyirci için her zaman yeniyim. 12 yıldır ben bu işin içindeyim. Beni sürekli görüyorlar, fakat her yaptığım yeni işte yeniden keşfediliyorum. Herkes ‘kimmiş bu ya’ diyor. Bu harika bir şey. Geçen gün taksiye bindim taksici arkadaş söyledi ‘Abi senin de yüzün hiç eskimiyor’ dedi.

* Başarı kriteriniz ne? Çok tanınmak mı, çok filmde oynamak mı?
Oyuncu olarak saygı duyulması ve prestijli bir aktör olmak. Hem yönetmen, senarist ve yapımcılardan, hem de halktan ‘İlker mi bu işin içinde, bu proje iyidir’ denmesi!

* Bir röportajınızda “Oyunculukta artistliği birbirine karıştırmamak lazım” demişsiniz. Türkiye’de gerçekten ‘oyuncu geçinen’ çok kişi var mı?
Artistlik başka, oyunculuk başka! Emin olun onlar normal hayatlarında da artist. Yani oyunculuğun mütevazı bir meslek olduğunu düşünüyorum. Piyasada kendini ‘primadonna’ zannedip hiçbir şey yapmayan ama ne yazık ki sistemimiz tarafından ödüllendirilen bir sürü artist var.

Durul Taylan - Yağmur Taylan

10 yıldır Taylan Kardeşler’leyim

İnternette sizin hakkınızda biraz araştırma yaptım ama ne eğitiminiz ne de bugüne kadar yaptığınız işlerle ilgili pek bilgi bulamadım. Neden?
Çünkü önceden ben bu konuda özellikle bilgi vermek istememiştim. Hacettepe Üniversitesi tiyatro mezunuyum. Antalya Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuk yaptım. 1997 yılında ‘Sır Dosyası’ adlı diziyle TV maceram başladı. O zaman da Taylan Biraderler’le çalışmıştım.

* Çağan Irmak’ın mesela her filminde oynattığı oyuncuları vardır. Taylan Kardeşler ile sizin aranızda da böyle bir şey var galiba. ‘Yabancı Damat’, ‘Küçük Kıyamet’ ve şimdi de ‘Karayılan’…
Yönetmenler arasında bazen gönül ve emek birliği oluyor. Michael Mann Al Pacino’yla, Robert de Niroda Scorsese ile çalışıyor. Bizde de Yavuz Turgul-Şener Şen örneği gibi… Benim de 10 yıldır Taylan Biraderler’le böyle bir birlikteliğim oldu. Onlarsız yaptığım proje yok gibi.

Haziranda evlilik var

“Evlenmek ve baba olmak istiyorum ama evlilik kariyerimi engeller diye korkuyorum’ demişsiniz… Hala aynı fikirde misiniz?
Ben bu memlekette hiçbir zaman genç kızların yanıp tutuşacağı bir jön olmadım ki! Ne saçma konuşmuşum. Evli olup olmamanın, başarıyla ilgisi yok. Aksine evli olmak daha da saygınlık getiriyor. Artık eskisi gibi düşünmediğim için evleniyorum!l

Ne zaman?
Haziran ayında mutlu son! Evliliğin bir düzen, bir huzur getirdiğine inanıyorum.

* Müstakbel eşiniz de oyuncu mu?
Yıldız Teknik Üniversite’sinde öğrenci ama oyunculuk da yapıyor. Mesela ‘Kurşun Yarası’ adlı dizide filan da rol aldı. Okulunu bitirene kadar biraz harçlık, biraz da hobi anlamında… Ben kendi mesleğinde kariyer yapmasını istiyorum ama oyunculuğu da seçebilir.

Erteleme huyum var

Bir oyuncu olarak kendinizde eksik gördüğünüz şeyler var mı?
Kendimi geliştirme konusunda adımlarım yavaş. Mesela yabancı dil, daha fazla okumak, daha fazla gezmek, daha fazla seyretmek. Erteleme duygusundan bir an önce kurtulmak istiyorum. Tiyatro yapmak istiyorum erteliyorum, müzik yapmak istiyorum erteliyorum. Kendim senaryo yazmak, kendim üretmek istiyorum. Sigarayı tamamen bırakmak istiyorum mesela ama onu da erteliyorum.

3 Responses

  1. mehmet ali danış Dedi ki:

    ya ilker abi sen her halinle güzelsin gerek yok olduğun gibi ol hiçkimse saygın bir oyuncu olamaz bende bu konularda yetenekliyim ama ben keşfedilmeyi daha çok severim

  2. mehmet ali danış Dedi ki:

    ben hayatta oynayamayacağım iki rol var benden istenmemesi gerekenler bu biri eşcinsellik diğeri ise metroseksüeillik onun haricinde her rolü yaparım senin canlandırdığın rol benim için çocuk oyuncağı çünkü doğuştan yeteneğim olduğuna inanıyorum

  3. mehmet ali danış Dedi ki:

    abi bence sen tek oyuncusun yaws o rolü ben yapardım ama fransızca işi çok zor ben bile şimdiden öğrenmem lazım yoksa ilerde daha zor olur bence sen tamsın rolünün hakkını veriyorsun tek sevdiğim adamsın ya senin sayende salı günü karayılanın mübtelası oldum annemler kim o olum diyor bende ilker aksum diyorum

Yorum yazmak için;

Yaptığınız yorumlar moderatörler tarafından denetlenmektedir.

tedavin | UslanmaM | dizi izle | Sohbet | Dizi izle | Estetik | Canlı TV | evden eve nakliyat | evden eve nakliyat | film izle