->
Arka Sokaklar

Kanal D’nin dizisi “ArkaSokaklar”da başrolleri, Zafer Ergin, Gamze Özçelik, Şevket Çoruh, Özgür Ozan, Uğur Pektaş, Pınar Aydın, Filiz Taçbaş, ve Figen Evren paylaşıyor.
Yapımını Erler Film’in, yapımcılığını Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, yönetmenliğini Orhan Oğuz’un yaptığı, senaryosunu Ahmet Yurdakul ve Ozan Yurdakul’un yazdığı dizide; İstanbul Polis Teşkilatı Asayiş Şube’de görev yapan 5 kişilik polis timinin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları, mizah süzgecinden de geçip, eğlenceli ve keyifli bir anlatımla ekrana gelecek.
Sevinçte, kederde, aşkta ve yalnızlıkta her zaman birbirlerinin yanında olan polislerimiz, “Birliktelik ruhu” ve “Mücadele azmiyle” kötülerin korkulu rüyası olacaklar.
Bıçak Sırtı

Bıçak Sırtı, yasak aşklarla, ihanetlerle, babalığın ne olduğu meselesiyle, soyluluk ve yoksulluk kavramlarıyla örülü sürükleyici bir drama.
Ali (Nejat İşler) işlemediği bir cinayetten, üstelik hamile karısını öldürmek suçundan hüküm giymiş ve haksız yere on yıl hapis yatmış bir adamdır.
Orhan (Fikret Kuşkan) Osmanlı hanedanlığından gelen kimliğine, kökenlerine bağlı bir soyludur. Hiç de meşru olmayan bir yöntemle sahiplendiği çocuğun, kendi oğlu olduğuna çoktan inanmıştır. Orhan’ın karısı Nisan (Melisa Sözen) ise ömrü boyunca aşkı hiç tatmamış, altın bir kafeste yaşamak zorunda kalmış, bütün enerjisini biricik oğluna vermiş genç bir kadındır.
Bıçak Sırtı’nda bu üç kişinin yolları garip bir biçimde kesişir. Hem de ömürleri boyunca isteseler bile koparamayacakları bağlarla…
Binbir Gece

Şehrazat, ataerkil bir ailenin oğlu olan Ahmet’le ailenin şiddetle karşı çıkmasına rağmen evlenmiş, bir çocuğu olmuştur. Oğulları henüz bir yaşındayken Ahmet trafik kazasında ölmüş, Şehrazat oğluyla hayat mücadelesine atılmıştır. Ancak genç kadının talihsizliği bu kadarla kalmamış, oğlunun lösemi olduğunu öğrenmiş, tedavisi için canla başla çalışmaya başlamıştır.
Hikaye Şehrazat’ın oğlunun tedavisi için 200 bin dolar bulmak zorunda kalması ile başlar. Tedavi belirlenmiş, Kaan’a ilik verecek donör Azerbaycan’da bulunmuş, iş paraya kalmıştır. Şehrazat önce çok varlıklı bir adam olan kayınpederi Burhan Bey’e başvurur. Sonuç alamaz.
Çocuğunu yaşatmak için her çareyi deneyen genç kadın, çalıştığı şirketin iki genç ve yakışıklı patronundan birine başvurur. Patronundan gelen teklif hayatının akışını değiştirecek, Şehrazat’ı altüst etmeye yetecektir.
Yaprak Dökümü

Değerlerine bağlı bir aile!
Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı eserinden günümüze uyarlanan Yaprak Dökümü, değerlerine bağlı bir ailenin sosyal ve ekonomik şartlara direniş öyküsünü ekrana taşıyor.
Bütün hayatını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz ahlak vermeye adayan Ali Rıza Bey, bir haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul’da üniversiteyi kazanınca, ailece İstanbul’a yerleşmeye karar verirler.
Aileden kalma eski evin tadilatı, Leyla’nın üniversiteye hazırlık kursu, Necla ve Ayşe’nin okul masrafları derken Ali Rıza Bey’in emekli ikramiyesi erimeye başlar. Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de ilkelerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder.
Şartlar artık daha zor olduğu için, Hayriye Hanım bu kararını desteklemez ve evde huzursuzluklar başlar. Askerden dönen Şevket bir bankada çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey’in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü evli bir kadına kaptırınca işler değişir. Ferhunde kısa zamanda dizginleri ele alır. Evin bütün düzenini değiştirir.
Ferhunde’nin bitmek tükenmek bilmeyen istekleri, Leyla ve Necla’nın hesapsız harcamaları aileyi zor duruma düşürür. Ali Rıza Bey dirense de karşı koyacak gücü yoktur. Ekonomik gücüyle birlikte otoritesini de kaybetmiştir. Rüzgar sert esmekte, ağacın yaprakları birer birer dökülmektedir.
Elveda Derken

Kanal D’de, başrollerinde Ece Uslu, Sinan Sümer, Gökhan Tepe ve Burcu Kara’nın oynadıkları “Elveda Derken” adlı yepyeni bir dizi başlıyor.
Yapımcılığını Yağmur Ajans – Osman Yağmurdereli’nin üstlendiği, yönetmenliğini Hilal Saral’ın yaptığı dizinin senaryosu ise Özgür Evren Heptürk’e ait.
İzleyicilerin yeni ekran gözdesi olmaya aday olan “Elveda Derken”in ilk bölümünün konusu şöyle;
Lale, mutlu bir ailesi olan, kocasını ve iki küçük kızını çok seven bir çocuk doktorudur. Bir yazar olan eşi Ege ve iki kızıyla tüm sorunlardan uzak mutlu bir yaşam sürdürürken ufak bir baş dönmesiyle başlayan süreç hayatını tam bir kabusa çevirecektir.
Çalıştığı hastaneye gittiğinde tıp fakültesinden arkadaşı olan beyin cerrahı Ateş’in de ısrarıyla kontrollere giren Lale, beyninde bir tümör olduğunu ve çocuklarıyla geçirebileceği çok az zamanı kaldığını öğrenir.
Diğer tarafta Lale’nin çocuklarının ana okulu öğretmeni olan Zeynep vardır. Zeynep, eskiden geçirdiği bir hastalıktan dolayı asla çocuk sahibi olamayacaktır ve hala bunun acısını yaşamaktadır. Birkaç sene önce sırf bu yüzden, çocuğu olamayacağı için, çok sevdiği bir adamla evliliğin eşiğinden dönmüştür ve yaşadığı travmayı daha yeni yeni atlatmaktadır.
Lale’nin hastalığı hem kendisinin, hem ailesinin, hem Ateş’in, hem de Zeynep’in hayatında büyük değişimlere neden olacaktır.
Kavak Yelleri

‘Kavak Yelleri’ başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor.
Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz, Aslı, Efe ve Mine herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak.
Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine.
Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek.
Annem

İhanet yüzünden eşinden boşanan ve kızını tek başına büyüten bir kadının zorlu hikáyesini konu alan “Annem” adlı dizinin başrollerinde Vahide Gördüm, Talat Bulut ve İlhan Şeşen var.
Oyun Bitti

Kim ne derse desin, bu kez aşkın dediği olacak.
Azra Akın, Mert Öcal, Baran Ayhan ve Zeki Alasya, ve Tarık Pabuçcuoğlu
Bu oyun “o” istemeden asla bitmeyecek…
Yılın en keyifli komedi dizisi olmaya aday olan Oyun Bitti’de hem çok gülecek hem de heyecandan yerinizde hop oturup hop kalkacaksınız.
Güneydoğulu zengin bir ailenin kızı olan Dilan (Azra Akın) İngiltere’de üniversite eğitimini tamamlayıp Türkiye’ye döndüğünde kötü bir sürprizle karşılaşır. Babası Tahsin (Zeki Alasya) Dilan’ın bir beşik kertmesi olduğunu ve onunla evlenmesi gerektiğini söyler. Dilan’ın Beşik kertmesi, babasının ortağı Şehmuz Ağa’nın (Tarık Papuçcuoğlu) oğlu Şahin’dir. (Baran Ayhan) Eğitimli ve modern bir kız olan Dilan böyle çağdışı bir yöntemle evliliğe karşı çıkar.
Menekşe İle Halil

Kıvanç Tatlıtuğ, Sedef Avcı… Nereye kaçsan, kaybolursun…
Yine bulur mu seni aşk…
“Menekşe ile Halil” bir aşk hikayesi….Berlin’de başlayan, İstanbul’a sürüklenen imkansız bir aşkın hikayesi. Menekşe ile Halil bu aşkın kahramanları.. Ailesinin zoruyla evlendirilen Menekşe, büyük bir çelişki yaşıyor. Aşkı yüzünden, hayatını bile tehlikeye atarak ailesinden kaçan Menekşe, Halil’i korumak adına, Halil’den de kaçıyor. Yani Aşkı için aşkından vazgeçiyor…
Zoraki Koca

Özpolat Holding’in tek varisi Ömer (26-27), sorumluluk almak istemeyen, aklı da gözü de oynaşta tam bir “sevimli hergele”dir. Her devirde karşılığı olan Ömer, zamanımızda “tiki” diye nitelendirilebilir.
Özpolat Holding bir arazi sorununu çözmek için Kaz Dağları’na gitmek üzere babası Haşmet Bey (ki Haşmet Bey her an oğlunu adam etmek için planlar yapmaktadır) tarafından görevlendirildiğinde, en yakın arkadaşlarını da yanına alarak güzel bir tatil yapma planı ile yola çıkar. Bir gülümsemesi, bir tatlı sözü ya da bir göz süzmesiyle genç kızların başını döndüren Ömer, tatil amaçlı bu iş gezisinde tam bir sert kayaya çarpar: Ayşe!
Babası yıllar önce onları terk ettiği için Ayşe ve annesi Sevim, dimdik ayakta durmayı öğrenmiş, erkeklerin yaptığı işlerin üstesinden gelmeyi becermiş, haliyle de gönül kapılarını karşı cinse kolay açmayacak kadınlardır. Ama bu tavır Ömer’i çıldırtır. Hırsından Ayşe’nin bir gülümsemesi bir tatlı sözü için dağları delecek hale gelir. Arkadaşları da “abi bu kız sana bakmaz, boşuna uğraşma” dedikçe iş-tatili uzar da uzar.. Arkadaşlarıyla da büyük bir iddiaya girer: Bu kızı tavlayamazsa Porsche’si onların olacaktır, ama tavlarsa onlarda serserilikten vazgeçip Ömer’in holdingte çektiği çileye ortak olacaklardır, iki yıl onunla çalışacaklardır…
Kumar keyiflidir, adrenalin yükseltir, kumara masasında gerçek hayattan soyutlanır insan…Ömer gerçeği masadan kalktığında değil de, bu iddiayı kazanmak uğruna Kazdağları’nın Adatepe köy meydanında nikah masasına oturduğu anda görür. Tamam Ayşe güzel kızdır, tatlı kızdır ama o masaya nasıl sürüklenmiştir. Arkasına bakmadan kaçmak ister. Kaçma planını uygulamaya koyuncaya dek de iş işten geçer, Ömer ve Ayşe artık evlidir. Ama bu beladan kurtulmak için gerdeğe girmeden, kimseyi daha fazla incitmeden tüymesi ve izini kaybettirmesi gerekmektedir. Ömer’in sevimli hergeleliğinin inandırıcı bir yanı da vardır. Arkasında gözyaşı döktürmeden tüymeyi başarır.. İstanbul’a kaçışı kurtuluşu olabilecek midir?
Genco

17 Ağustos Marmara Depremi ile yıkılan hayatlar, değişen yazgılar, kesişen kaderler, ve her şeye rağmen yeniden filizlenen umutlar…
Üniversite gençlik dizisi Genco; deneyimli oyuncuları, genç yeteneklerle buluşturuyor.
Yapımcılığını D Productions’ın üstlendiği yepyeni bir üniversite gençlik dizisi “GENCO” Kanal D ekranlarında yayınlanıyor.Çekimlerine Kuştepe’de başlanan dizi için ilk kez Bilgi Üniversitesi kapılarını açtı. Senaryosunu Hakan Haksun yazdığı Genco’nun yapım kadrosu ise 100 bölüm Gümüş dizisine başarı ile imza atan ekipten oluşuyor.Yönetmenliğini Kemal Uzun’nun üstlendiği dizinin başrollerini Alpay Atalan,Selen Seyven,Faik Ergin,Hazal Kaya,Emin Gürsoy,Çiğdem Tunç,Mehtap Altunok,Orhan Şimşek, Mine Bıçakçı,Fatma Murat, Uygar Özçelik,M.Burak Demir, Berkan Tüfekçibaşı, İris Kara, Enis Arıkan, Mine Tüfekçioğlu ve Deniz-Melis Gözen paylaşıyor.
Genco, Yalova depreminde hayatı değişen nice insandan biridir. 45 sn’lik deprem onun yalnızca anne ve babasını değil; hazırlanmakta olduğu tüm geleceği de yok eder. Piyanoya olan büyük tutkusu nedeniyle Genco, ailesini o gece Yalova’da kalmaya ikna eder ve bu çocuksu istek ona korkunç bir felaket olarak geri döner. Genco, bir süre sonra Yalova’dan ayrılır ve İstanbul’a, deprem sırasında ona yardım eden taksici Ahmet’in mahallesine gelip yerleşir.Genco, ölüsü bulunamadığı için sağ olduğuna inandığı kız kardeşinin izini sürmektedir. Yakınlarına zarar vermiş olmak onu öylesine sarsar ki, depremden sağ ama hafızasını yitirmiş bir durumda kurtulup da bir ailenin yanına evlatlık verilen kardeşi Gülay’a bile kimliğini açıklamaktan çekinir. Tek yapabildiği koruyucu bir gölge gibi Gülay’ın çevresinde dolaşmak ve onu mümkün olan tüm tehlikelerden korumaktır.
Gülay, şimdiki adıyla Özge, zengin bir ailenin tek kızıdır artık. Ve kaderin garip bir cilvesiyle, tam da Genco’nun oturduğu mahalleye yapılan üniversiteye kayıtlıdır. Genco, sırf kızkardeşinin yakınında olabilmek için üniversiteye hademe olarak girer.Genco’yu burada bekleyen tek şey kardeş yakınlığı değildir; kız kardeşinin arkadaşı olan Pınar’la ilk kez aşkı tadacak ama hayat bunu da pürüzsüz ve mutlu bir biçimde yaşamasına imkan vermeyecektir. Genco’nun tek sıkıntısı sırlarından kaynaklanmaz. O, bir yabancıdır; hem oturduğu mahallede hem de çalıştığı üniversitede. Mahallede okulun, okuldaysa mahallenin temsilcisi gibi görülür ve ikisi arasında her çatışmada günah keçisi veya adı konmamış ilk şüpheli o olur.
Mahallelinin de kafası karışıktır; kimileri bu üniversitenin mahallenin başına konmuş bir talih kuşu olduğunu düşünür. Kimileri ise kaygılanır ve korkarlar; üniversitenin, mahallenin insani dokusu değiştireceğini düşünürler. Bir kısım ise, duydukları haset ve yırtma hislerini üniversitelilere kin biçiminde yansıtırlar. Sıradan hayatların sürüldüğü,mütevazi evlerin arasında yükselen yepyeni bir bina… Artık eğitime bu yeni binasında devam edecek olan bir vakıf üniversitesi ve yüksek ücretler ödeyerek eğitim alan varsıl öğrenciler… Hayatında ilk kez İstanbul’un bu yüzüne dahil olan gençler…Öte yanda umutla haset, kaygıyla fırsatçılık arasında kalakalmış mahalleli gençler… Ve tüm bunların arasında sıkışmış bir genç: Genco.
Sıcacık öyküsü,genç oyuncu kadrosu ve ruhunuzu okşayan müziği ile kalpleri feth edecek olan Genco, Kanal D ekranlarında…..
Asi

Asi, el değiştiren burjuvazinin, toprağın ve aşkın hikayesi. Üç kuşaktır sahip olduğu, ekip biçtiği, hayat verdiği, hayat aldığı topraklarda ayakta kalma mücadelesi veren bir aile. Sırf atalarından kalan topraklara hükmetmek için sahip olduğu diplomayı işletmemiş, toprakları için çalışmış bir baba. Baba ve hayattaki bütün neşesi, gururu çocukları. Çocukları içinde bu topraklara babası kadar bağlı, doğanın, toprağının dilini çok iyi bilen, güzeller güzeli kızı. Asiye olan adı, bu meziyetleri, gücü ve başına buyrukluğuyla yaşadığı topraklara can veren nehir gibi Asi adını almış bir kız.
Yıllar sonra doğduğu topraklara dönen genç bir adam; Demir. Zengin, yakışıklı, gururlu. Demir ve ailesinin bu topraklarda gömülü büyük bir sırrı var. Bu sır, topraklara, düellolara, güç savaşlarına, iki ailenin hayatının altüst olmasına neden olacak. Bu sır, aşklarını dizginlemeye çalışan Asi ile Demir’in güçlü duygularını imkansız kılacak.
Sessiz Fırtına

Liman ve tersane işletmeciliği, nakliyat, lojistik, turizm vb alanlarında faaliyet gösteren Sinus Holding’in sahibi Şükrü Sancaktar, yasal işlerin yanı sıra büyük bir mafya babası, başta silah olmak üzere birçok malın kaçakçılığıyla uğraşır.
Şükrü Beyin oğlu Yiğit Sancaktar (Erkan Petekkaya) Boğaziçi Üniversitesini bitirmiş, Amerika’da doktora yapmış, yeni kuşak bir işadamıdır. Babasının bu işleri bırakmasından yanadır. Ancak Şükrü bey bu işleri bırakırlarsa kendilerini ezeceklerini ve ortada holding kalmayacağını düşünür.
Öte yandan, devlet tarafından organize suçu izlemekle görevlendirilen bir suç birimi olan SAM (Suç Araştırma Merkezi), ekibiyle ve yüksek bir teknoloji kullanarak Şükrü beyi dinlemekte, çok yakından izlemektedir.