->
Pusat

Zafere giden yolda, çekilen çile kutsaldır!
Genç boksör Ali Pusat(Haluk Piyes), şampiyonluk maçı öncesinde yaşadığı talihsiz olaylar nedeniyle hapse girer. Şampiyonluk kürsüsüne çıkacakken altı yılını hapiste geçirmeye mahkum olur.
Yanlış bir anlaşılma yüzünden boks hocasıyla arası açılan ve sevdiği kız Hediye’ yi (Yasemin Balık) de kaybeden Ali, hapisten çıktığı gün yaptığı hataları düzeltmek ve şampiyonluk yolunda mücadelesini sürdürebilmek için yepyeni bir hayata başlar. Ancak yürüdüğü namuslu yolun tam ortasında karşısına çıkan, bahis dövüşlerinin dünyasını elinde tutan Kont(Emin Boztepe), Ali’yi tekrar belanın içine çeker.
Ali, temiz ve kirli iki dünya arasında kalır. Sevdiklerinin ve hocasının desteğiyle şampiyon olmak için çalışırken, Kont’ un kendisine altın tepside sunduğu her türlü imkândan da faydalanmak ister. Pusat zorlu pek çok seçim ve mücadeleyle karşı karşıya kalır. Ve anlar ki hayatın, ringden farkı yok. Ne kadar yumruk yerse yesin, ayağa kalkmak ve yaşamaya devam etmek zorundadır.
Kuzey Rüzgarı

Ekber lakaplı Kuzey TAŞOVA, bundan 34 yıl önce beraber çalıştığı Necdet Aksu ‘nun ülke çıkarlarına ters düşen örgütlenmesinin farkına varınca bu düzene karşı çıkar. Bunun üzerine Necdet Aksu tarafından ölüm fermanı verilir. Ayrıca Necdet ‘in bir komplosuyla Ekber, polis tarafından kırmızı bültenle aranan bir kanun kaçağı durumuna düşer. Ekber’in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur. Hemen Rusya ‘ya kaçan Ekber, Rus polisince yakalanır. 34 yıl Rus hapishanelerinde her türlü eziyeti yaşayan Ekber için artık memlekete dönme zamanı gelmiştir. Çünkü Necdet Bey ölmüş, yerine ise Necdet ‘ten çok daha tehlikeli olan kardeşi Cahit bu büyük güç imparatorluğunun başına geçmiştir. Memleket için korkunç planları olan Cahit ‘in bu kirli oyunlarını bozacak tek kişi vardır. O da hiç hesaba katmadığı Ekber’ dir. Ekber ‘in bu intikam yolculuğunda yanında biri daha olacaktır. O da Necdet tarafından öldürülmüş olan Kardeşi Mehmet ‘in oğlu ‘Poyraz’ dır. Necdet ve Cahit, yeni doğmuş Poyraz’ ın da ölüm fermanı vermiş ancak bebeği Necdet ‘in karısı Saadet, kurnaz bir planla Ekber ‘in en yakın arkadaşı ‘Kanun Şevki’ ye teslim etmiştir. Necdet Bey cephesinde bu çocuğun yaşadığını sadece Saadet biliyordur. Eski bir kabadayı olan ‘Kanun Şevki’ bebeği teslim almış ve tam bir kabadayı olarak büyütmüştür. Poyraz, 27 yıllık bu hesapta amcası Ekber’ le birlikte kendi kan bağından olan adamların karşısına dikilecektir. Çünkü kan bağı babasının öldürüldüğü gün bitmiştir.
Dizinin başrollerini ise Kadir İNANIR (Ekber) ve Oktay KAYNARCA (Poyraz) paylaşıyor�
Fikrimin İnce Gülü

Amasra’da doğup büyüyen Zehra, üniversite okumak için İstanbul’a gelmiş ve 12 Eylül darbesinde yaşadıkları dolayısıyla Amasra’ya bir daha geri dönmemiştir, dönememiştir. Ardında sadece ailesini değil, çok sevdiği nişanlısı Mehmed Ali’yi de bırakmıştır. Hem de tek bir açıklama yapamadan… Zehra yıllarca Memed Ali’yi yüz üstü bırakmanın vicdan azabını yaşarken, Memed Ali de hayatının ilk ve tek aşkı Zehra’nın kendisini bırakmasının nefretini içinden atamamıştır… Zehra ve Memed Ali’nin yolları bir daha kesişmemek üzere ayrılmıştır.
Aradan uzun yıllar geçmiştir. Zehra başka bir adamla evlenmiş, bir çocuk sahibi olmuştur. Ama evliliği çok uzun soluklu olamamıştır. Memed Ali ise Zehra’nın en yakın arkadaşı Nefise ile evlenmiş ve iki kızı olmuştur. Ve artık masum, aşık Memed Ali değil, kasabanın korkulan ve saygı duyulan Belediye Başkanı olmuştur.
Zehra ve Memed Ali’nin yolları istemese de bir daha kesişecektir. Çünkü Zehra oğlu Özgür’ü uyuşturucu batağından kurtarmak için İstanbul’dan ve çevresinden uzaklaştırmak zorundadır. Ve Zehra’nın oğlunu kurtarmak için Amasra’dan başka gidecek yeri yoktur.
Zehra 25 yıl aradan sonra Amasra’ya, ailesinin yanına döner. Zehra’nın gelişi hem ailesinde, hem de kasabada şok etkisi yaratır. Ailesi Zehra’nın kardeşinin düğünü için Amasra’ya geldiğini zannetse de, çok geçmeden Zehra’nın temelli kalacağını öğrenecektir. Ama asıl mesele Memed Ali’nin bunu öğrendiğinde ne yapacağıdır. Memed Ali Zehra’yı gördüğünde hem içindeki nefret tekrar canlanacak, hem de yılların aşkını eskitemediğini anlayacaktır.
Zehra’nın ne pahasına olursa olsun İstanbul’a geri dönmeye hiç niyeti yoktur. Memed Ali de Zehra’nın bu kasabada bir yaşam kurmasına izin vermeye niyetli değildir. Zehra ve Memed Ali kendi aralarındaki hesaplaşmayı yaşarken, Özgür ve Memed Ali’nin kızı Gülendam da garip bir yakınlaşma yaşayacaklardır. Hem de anne babalarının arasındaki acı geçmişi ve hesaplaşmayı bilmeden…
Kasabanın sakin havası yıllar önce Zehra’nın gidişiyle bozulmuşken, şimdi de gelişiyle bir kez daha alt üst olacaktır
Eşref Saati

Eşref Saati’nde, şehrin büyüklüğüne meydan okuyan küçük hayatların yaşandığı bir eski İstanbul mahallesinde, can dostu bildikleri birbirlerine direnen iki inatçı adamın, asri zamanlarda hala “bir zamanlar”ı yaşayan iki eski zaman kabadayısının hikayesi anlatılacak.
Aynı mahallede doğan, aynı eli öpüp aynı raconla büyüyen, hiç uzlaşamayan ama hiç de ayrılamayan iki kabadayı olan Sarı Eşref ve Kara Eşref’in hikayesinin anlatıldığı Eşref Saati, bolca güldürecek, bazen hüzünlendirecek.
Pana Fim’in SHOW TV ekranında izleyici ile buluşacak bu yeni dizisinde Kara Eşref karakterini Yavuz Bingöl, Sarı Eşref karakterini ise Yetkin Dikinciler canlandıracak.
Uğruna hapis yattıkları Alemdar Ağa’dan aldıkları elle, boğaza nazır bir İstanbul semtinde yaşayan bu iki kabadayının can düşmanı, mahalleye yat limanı yapmak isteyen müteahhit olacak.
Birbirlerinin hem aynı hem de zıddı olan iki Eşref, sadece düşmana değil, birbirlerine de meydan okurken, tek bir zaafları olacak: O da birbirlerinin kız kardeşlerine duydukları aşk� Eşreflerin kız kardeşleri rolünde Özge Borak Şakrak var. Mahallenin terzisi Yadigar ise iki Eşref arasında uzlaşmanın adresi olacak. Yadigar karakterini Ahmet Uğurlu canlandırıyor.
Dizinin kadrosundaki diğer isimler arasında Şebnem Dönmez, Ali Atay ve Serkan Ercan var.
Oğlum İçin

Kemal(EMRAH) karısının abisini öldürmekle suçlanmış, masumiyetine kimseyi inandıramamış, 21 yıl hüküm giyip iyi hal ve infaz yasasından yararlanarak 7 yıl yatıp çıkmıştır�
O cezaevindeyken karısı Nihan boşanmış, bir kez bile ziyaretine gitmemiştir. Kemal içeri girdiğinde henüz 1 yaşında olan oğlunu yedi yıl boyunca görmemiş, hiçbir haber alamamıştır. Tüm bu süreçte oğluna kavuşma hayaliyle yaşama tutunmuştur. Ona tek destek olan, liseden beri dostu olan Erhan ve Erhan�ın avukat kız kardeşi Yaren olmuştur.
Kemal hapisten çıktığı gün eski kayınvalidesi Ümran(FATMA GİRİK) tarafından vurulur. Ümran ettiği intikam yeminini tutmuştur. Nihan, annesinin eski eşi Kemal�i vurduğu ana tanık olmuştur. Duyguları alt üst olur ama bir kez daha tercihini annesinden yana kullanır, annesini oradan uzaklaştırır.
Kemal�e dosyasıyla ilgili görüşmeler sırasında âşık olan Yaren ise, duygularını söylemek için onu bıraktığı yere geri döndüğünde, kanlar içinde bulur Kemal�i� Kemal ölümle yaşam arasındaki ince çizgide, oğlunun hayaliyle hayata döner. Kurşun kalbini sıyırıp geçmiştir.
Yaren aşkını ifade eder Kemal�e� Kemal de Yaren�i beğenmektedir ama önceliği çocuğuna kavuşmak ve masumiyetini ispatlamaktır. Üstelik yeniden �sevmek�ten korkmaktadır�
Kemal, kendisini vuran kayınvalidesini ele vermez, Ümran serbest bırakılır. Kemal Ümran�la yüzleşir, �oğlum için ölmemeyi göze aldım� der.
Kemal hastaneden erken çıkar, henüz iyileşmemiştir ama oğluna bir an önce dokunmak istemektedir. Çocuğunun okuluna gider ama oğlunun başka birine �babacığım� diyerek sarılmasıyla yıkılır.
Erhan can dostu olduğu, Yaren�se büyük bir aşkla sevdiği için Kemal�e her türlü desteği verecektir. Bir hatası üzerine Ümran�ın boşadığı ve yüzüne bir daha bakmadığı eski kayınpederi ise o aileden masumiyetine inanan tek insandır.
Ümran�ın reisi olduğu ailede de her şey yolunda değildir. Büyük oğlu Serdar şirketten para sızdırmaktadır, karısıyla ilişkileri gün geçtikçe daha kötüye gitmektedir. Ergenlik çağındaki kızlarının sorunları büyür. Öldürülen oğlu Hüseyin�in çocuğu Cihan içine kapanıklıktan kurtulamamaktadır. Aile bireyleri arasında Ümran�ın dengelemeye çalıştığı çatışmalar yaşanmaktadır zaman zaman�
Kemal�se bir yandan oğluna ulaşabilmek için her türlü fedakârlığa katlanacak, her şeyi göze alacak, diğer yandan masumiyetini ispat edebilmek için her şeyi yapacaktır. Oğlu gerçek babası olduğunu öğrendiğinde ise, bu kez de onun sevgisini kazanabilmek için mücadele edecektir. Gün gelecek gerçekler ortaya çıkacak, Kemal�in katil olmadığı anlaşılacaktır� Yaren ve Kemal aşkı artık evlilik yolundayken, oğlu, annesiyle yeniden bir araya gelmelerini istediğinde Kemal bu kez de aşkı ile oğlunun isteği arasında kalacaktır.
Tatlı Bela Fadime

Fadime,güzeller güzeli Karadenizli bir kızdır.Annesi Nazife ve ninesi Kadife ile birlikte Trabzon�un bir köyünde yaşamaktadırlar. Balıkçılık yapan babası Reis, karısı ile geçinemediği için evini terk etmiş, güzel bir Rus olan Tanya ile birlikte ayrı bir eve yerleşmiştir. Oğlunun evi terk etmesinden gelinini sorumlu tutan Kadife, Nazife ile hiç geçinememektedir. Fadime de sık sık tatlı kavgalara tutuşan ninesi ve annesi arasında kalmaktadır.
Köyün delikanlıları Fadime için yanıp tutuşmakta, Fadime�nin gözü ise kimseyi görmemektedir. O hayallerindeki prensi beklemektedir evlenmek için.
Levent ise İstanbul�da yaşayan ve çok zengin bir ailenin yakışıklı oğludur. Annesi Müzeyyen, babası Hulusi ve dedesi Temel en yakın olduğu kişilerdir. Dedesi Temel Levent�ten Trabzon�a gidip doğduğu ve daha önceden kendilerine ait olan eski evlerini satın almasını ister.
Levent yanında yakın arkadaşları olan Vedat ile birlikte Trabzon�a gider. Dedesinin söylediği evi bulurlar, ev Fadime�nin ninesinin evidir. Değerinden çok fazla para teklif edilmesi karşısında şaşıran ve bunda bir iş olduğunu düşünen Kadife evi satmak istemez.
Arkadaşları ile birlikte rafting yapan Levent kaza geçirir ve derede kaybolur.
Fadime baygın haldeki Levent�i kurtarır ve evine götürür. Fadime gördüğü bu yakışıklı gencin evlenmek için beklediği hayallerinin prensi olduğunu düşünmektedir.
Levent Kadife�nin ilaçları sayesinde iyileşmeye başlamıştır. Kendine geldiğinde uyumakta olan Fadime�yi gören Levent onun güzelliği karşısında büyülenir, yanına yaklaşıp Fadime�yi öpmeye kalkar. Uyanıp tüfeğine sarılan Fadime namusunun kirlendiğini ve evlenmeleri gerektiğini söyler, aksi takdirde namusunu temizlemek için onu öldürmesi gerekecektir. Levent çaresiz Fadime ile evlenmeye razı olur.
İmam nikahı kıyılan Fadime ve Levent düğün hazırlıklarına girişir ancak Levent mecbur kaldığı için evliliği kabul etmiştir ve iş fazla uzamadan bu durumdan kendini kurtarmak istemektedir. Fadime�ye bir mektup bırakarak birlikte olmalarının imkansız olduğunu, imam nikahının da geçersiz olduğunu söyler. Fadime kararını verir Levent�in peşinden İstanbul�a gidip onu bulacak ve namusunu temizleyecektir.
Dudaktan Kalbe

Ünlü müzisyen Hüseyin Kenan Gün�ün çocukluğu nüfuzlu bir adam olan dayısı Saib Paşazade�nin yanında zorluklar içinde geçmiştir. Saib Bey, onun rızası olmadan evlenen kız kardeşi Melek Hanım�ı hiç affetmemiştir. Melek Hanım, hırsızlık suçuyla mahkum olan kocası hapishanede ölünce, oğlu Kenan ve kızı Afife�yle ortada kalmış ve ağabeyinin yanına sığınmıştır. Saib bey, etrafa karşı mecburiyetten onlara kucak açmış gibi görünse de, kızkardeşinin hatasını sürekli yüzüne vurarak, onları barındırmakla büyük iyilikte bulunduğunu başlarına kakarak hayatlarını zindana çevirmiştir.
Dayısı tarafından sürekli horlanan, itilip kakılan, hatta hırsızlıkla bile suçlanan Kenan, insanlardan uzak bir derviş gibi yaşayan Şem-i Dede�yle tanışıp, onun neyini dinleyince müziğe ilgi duymaya başlamış, bu konuda yetenekli olduğunu fark etmiştir.
Dayısı onun müzik eğitimi almasına şiddetle karşı çıkmış, liseden sonra mühendislik eğitimi alması için ısrar etmiştir.
Mühendis Kenan�ın arkasında kırık bir aşk hikayesi vardır. Lise arkadaşı Leyla�yı çok ama çok sevmiştir, ama Leyla zengin bir ailelenin kızıdır. Kenan ise dayısının yanında sığıntı gibi büyüyen fakir bir gençtir. Kenan kendini ona layık görmediği için genç kızı reddetmek zorunda kalmış, bir sene sonra Saib Bey�in oğlu Cemil�le nişanlandığını öğrenmiştir. Çok acı çekmiştir Kenan, içine kapanmıştır. Bütün hayatının yoksulluk ve başarısızlıklarla geçeceğine inanmaktadır. Bu yarım kalan aşk onun ruhunda kapanmayan yaralar açacak, aşka inancını yitirecektir.
Mühendislik eğitimini tamamlarken müzikle ilişkisini hiç kesmemiş, okulu bitince de mesleğini yapmak yerine müzik öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır. Bir arkadaşının tavsiyesiyle Avrupa�ya giderek müzik eğitimini ilerletmeye karar verir. Bu arada kız kardeşi Afife evlenmiştir. Melek Hanım elinde kalan son mal varlığı küçük bir dükkanı satarak, oğlunu Avrupa�ya gönderir.
Yıllar sonra Hüseyin Kenan�ın büyüdüğü eve dönüşü muhteşem olur. O artık, şarkıları dillerden düşmeyen ünlü bir müzisyendir. Belediye Başkanlığına oynayan dayısı, şimdi onunla gurur duymakta, şöhretinden kendine pay çıkartmakta, Kenan�ı yere göğe sığdıramamaktadır.
Şimdi Dayısının Oğlu Cemil�le mutsuz bir evliliği olan Leyla ise pişmandır. Cemil, geçmişte kalan bu aşk hikayesini bilmemektedir. Onun başarısını kıskanmaktadır.
Kenan da çok değişmiştir, ünlü olmanın bütün nimetlerinden yararlanmaktadır. Komşularından evli kadın olan Nimet Hanım�ın ilgisine karşılık verir.
Nimet Hanım Kenan�la buluşmaya giderken, dikkat çekmemek için, Lamia�yı da yanında götürmektedir.
Lamia uzak akrabalarının yanında büyüyen yetim bir genç kızdır. Hüseyin Kenan hayranıdır. Kendi rızası bile sorulmadan, akrabalarının takdiriyle nişanlandığı gencin askerliğinin bitmesini beklemektedir. Evin bütün işi omuzlarındadır. Nimet Hanımın onu yanında taşıma sebebini bildiği halde işten güçten ve pek de sevilmediği bu evden ara sıra uzaklaşmak Lamia�ya da iyi gelir, ama bu durum zamanla Lamia�ya acı vermeye başlar.
Lamia Kenan�a aşık olmuştur.
Kurtlar Vadisi Pusu

Kurtlar Vadisi Pusu işadamı Çağrı Toros’ a yapılan suikastla başlıyor. Olayı bir terör örgütü üstlenmiş ve eylemin tetikçileri yakalanmıştır.
Ancak Polat Alemdar, suikastın arkasında açıklananlardan başka nedenler ve güçler olduğuna inanmaktadır. Öncekiler gibi bu davanın da gerçek failler bulunmadan kapanmamasını ister. Artık faili meçhuller, sebep ve sonuçlarıyla, çağın en önemli silahı olan para üzerinden takip edilecektir.
Adım adım delillere ulaşmaya başlayan Polat, Toros Ailesi’ yle doğrudan temas kurmaya çalışır. Benzer eylemlerde uygulanan stratejilerin tekrarlanacağı beklenirken, kötü bir sürprizle karşılaşılır.
Polat’ ın ekibi Pusu’ ya düşürülmüştür�
Ezo Gelin

Ezo, annesini ve babasını küçük yaşta kaybetmiştir. Çok çocuklu yakın bir akrabasının yanında biraz evlatlık, biraz besleme gibi büyütülür. Oldukça zeki, hırçın, isyankar yaradılışlı bir kızdır. İlkokul ve ortaokulu bitirdikten sonra okumasına izin verilmez. O da tarlada bahçede canını dişine takarak çalışmaya başlar. Büyüdükçe güzelleşen, güzelleştikçe de köydeki delikanlıların ilgisini çeken Ezo’ya kimse bir türlü yanaşamaz. Bir kere kız çok hırçındır ve tepesi atınca ne yapacağı belli değildir, kaldı ki, köyün en yakışıklı delikanlısı Ömer de Ezo’nun kalbini çoktan çalmış, cebine koymuş ve askere gitmiştir.
Asker yolu gözleyen Ezo, hasretliğin son günlerini saymaktadır artık. Ömer’in teskeresini alıp köye gelmesine, babalığından kendisini isteyip gelin etmesine sayılı gün kalmıştır. Köyün en varlıklı adamı Bilal Ağa, Ezo’ya talip olup zaman zaman zorluklar çıkarsa da vuslata mani olamaz. Ömer ve Ezo şanlı bir düğünle evlenirler. Mutluluğun doruğundadır iki genç. Ömer’in baba evinde Demirci Dinar Baba, Hacer Ana ve Ömer’in kardeşi Cin Ali ile mutlu mesut bir hayta başlarlar.
Artık onca insan bir tek demirci ocağından nasiplenmeye başlamışlardır. Ancak Ömer’in, Ezo’yla kurduğu yeni yaşantısına dair düşleri, idealleri vardır. Sonunda Ezo’yu da ikna eden Ömer, asker arkadaşı Recep’in iş teklifini kabul eder ve uzun yol şoförlüğüne başlar.
Önceleri her şey iyi gider, genç çift geçimlerini rahat rahat sağlamaya başlarlar ancak ilerleyen zaman birçok acı sürpriz getirip koyar önlerine. Ömer’in kullandığı kamyon bir gün saldırıya uğrar ve Ömer’in ölüm haberi ile yanıp kavrulur bütün köy. Canı herkesten çok yanan Ezo bir türlü inanmaz Ömer’inin öldüğüne. Gece gündüz demeden kocasının yolunu gözlemeye devam eder. İnsanlar delirdi deseler de onun için Ezo, Ömer’den asla vazgeçmez..
Gün gelir Ezo, yaralı bir kalp ve bir avuç hatırayla yollara vurur kendini. Artık hem töreye, hem hayata hem de ayrılık acısına tek başına kafa tutmak zorundadır. Kalbinde ve hayallerinde yaşattığı Ömer’den güç alır Ezo, dimdik durur her zorluğa karşı. ‘Hiçbir rüzgara boyun eğmem artık’ diye düşündüğü bir gün alt üst olur bütün yaşamı; o gün, öldü sanılan Ömer’i, sevdiği, ömrünü verdiği adamı kanıyla canıyla tekrar karşısında gördüğü gündür!
Doktorlar

Türkiye’ nin en iyi hastanesi yeni asistanlarıyla yeni bir güne başlamaktadır Ela, Zenan, Burak, Kader ve Hasan! Farklı karakterleri ama ortak bir hedefleri vardır onların. İyi bir doktor olmak!
Ela; ünlü bir cerrahın kızıdır. Herkesin düşündüğünün aksine bu durum hayatını hep daha da zorlaştırır. Hastanede geçecek günlerini zorlaştıracak biri daha vardır. Pek de hoş bir tanışma geçirmediği beyin cerrahı Levent
Nedeni belirlenemeyen epilepsi krizi geçiren ünlü aktör ilk hastasıdır. Ölümün sınırından dönen aktör, çekilmez davranışlarıyla Ela�yı da canından bezdirir.
Zenan diğerlerine hiç benzemez. Sert, kuralcı, hırslı biridir. Hastaneye getirilen töre kurbanı genç bir kızın dramına ortak olur. Hem bir doktor hem de doğulu bir kadın olarak.
Kader; kusursuz güzelliği başına hep bela olmuştur. Güzel olmak zordur, hem doktor hem güzel olmak daha da zordur. Ancak o kimsesiz büyümenin acısını, doktor olabilmek için çektiği zorlukları asla belli etmez.
Hasan; hastaneye gelen yeni evli çifti mutlu edebilmek için elinden geleni yapar. Kocası kalp ameliyatına giren geline bir söz verir. Oysa doktorluğa başladığı ilk gün alacağı bu ders oldukça ağır olacaktır. Üstüne bir de girdiği ameliyatta yaşadıkları O artık bir MB dir. Yani doktorların kendi aralarında dedikleri gibi Morg bekçisi!
Burak, fazla yakışıklı fazla ukaladır. Her şeyi çok iyi bildiğini düşünür. Tam bir baş belasıdır yani. Cerrahi Bölüm şefi Haldun’ la karşı karşıya gelecektir. Gestapo lakabıyla bilinen ve yeni doktorların şefi Dr.Fikret ise hepsinin kabusu olacaktır.
En az Levent kadar parlak bir kariyere sahip olan Dr. Suat’ ın ise tek bir amacı vardır. Haldun’ dan boşalacak yere geçebilmek. En büyük rakibi de Levent’ tir elbet. Başarılı, sürprizlerle dolu, yakışıklı romantik biraz da gizemli biridir o. İlk tanıştıkları andan itibaren Ela ile aralarında kopmayacak bir bağ oluşacaktır.